ÇOCUK GELİŞİMİNİN ÖZELLİKLERİ VE AİLELERİN BİLMESİ GEREKENLER

30 Nisan 2014

aile

Çocuk, sürekli bir büyüme ve değişme içindedir. Sizin çocuğunuz olsa da sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir. Onu tanımaya ve anlamaya çalışın.

Çocuk, deneme ile öğrenir. Siz anne – baba ya da öğretmen olarak ona ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz.

Ona oyunda arkadaşlıkta, uğraşılarında özgürlük tanıyın.

Onu her yerde, her işinde koruyup kollamaya çalışmayın.

Davranışlarının sonuçlarını kendisi görürse daha iyi öğrenir. Ona yanılma payı bırakın. Kendi işini kendisinin görmesini sağlayın. Alıştırın. Büyüdüğünü başka nasıl anlayacaktır?

Büyümeyi çok ister. Fakat arada sırada yaşından küçük davranmaktan kendisini alamaz. Bunu önemseyin. Ama şımartmayın. Sonra hep çocuk kalmak ister. Her istediğini elde edemeyeceğini bilir.

Ancak; siz verdikçe almadan edemez. Çocuğunuza yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutmayınca size güveni azalır.

Çocuğa kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığını görünce sınırlayın. Koyulan kurallar ve yasakların hepsini beğenir. Ancak; hiç kısıtlamayınca ne yapacağını şaşırır. Tutarsız davrandığınızı görünce bocalar, hem de bundan yararlanma yoluna gider.

Onu dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğu anlar, soru sorduğu anlardır. Açıklamalarınız kısa ve açık olsun. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilenir. Onu eğitirken ara sıra yanlışlıklar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unutur.

Ancak; ana ve babanın saygı ve sevgisinin azaldığını görmek çocuğu yaralar ve sürekli tedirgin eder.

Çok konuşup, çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymaz. Yumuşak ve kesin sözler onda daha iyi iz bırakır. “ ben senin yaşında iken…” diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atar.

Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi başına kakmayın. Onu korkutup sindirerek, suçluluk duygusunu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıkları için onu kötü çocukmuş gibi yargılamayın.

Yanlış davranışı üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce onu dinleyin. Suçunu aşmadığı sürece cezasına katlanır.

Çocuğunuzu yeteneklerinin üstünde ise zorlamayın. Fakat başarabileceği işleri yapmasını bekleyin. Başarısı için onu destekleyin. Hiç değilse çabasını övün. Ona güvendiğinizi belli edin. Onu başkaları ile karşılaştırmayın. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Ona süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığını görünce ürkmeyin. Onu köşeye sıkıştırmayın. Yalana sığınmak zorunda kalır.

Sizi çok bunalttığı sırada bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin.

Kızgınlığınızı haklı görebilir. Fakat onu aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurunu kırmayın.

Unutmayın ki; o da sizi başkalarının yanında güç durumlara düşürebilir.

Çocuğunuza haksızlık ettiğinizi anladığınız zaman açıklamaktan çekinmeyin. Ondan özür dilemeniz size olan sevgisini azaltmaz, tersine onu size daha çok yaklaştırır.

Aslında o sizleri olduğunuzdan daha iyi görmektedir. Kendinizi o’na yanılmaz ve erişilmez göstermeye çalışmayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüsü büyük olur.

Ara sıra sizi üzüyor, hatta düş kırıklığına götürüyor olabilir.

Ona verdikleriniz yanında ondan istedikleriniz çok olmayabilir.

Yukarıda sıralanan şartların birçoğundan vazgeçebilir.

Ancak; onu olduğu gibi sevdiğinize ve sevebileceğinize inancı sarsılmasın.

Ondan örnek çocuk olmasını beklemezseniz. O da sizden kusursuz anne baba olmanızı beklemez. Sevecen ve anlayışlı olmanız yetecektir.

UNUTMAYIN Kİ; SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK DOĞMAK ONUN ELİNDE DEĞİLDİ.

Yorum Yaz